Alkol metreye Üflememe ve Cezası

Alkol metreye Üflememe ve Cezası

Alkolmetreye Üflememe ve Ehliyete El Konulması

Alkolmetre; kanda bulunan alkol miktarını nefesinizdeki hava sayesinde tespit etmeye yarayan bir cihazdır. Ölçü birimi ise promildir.

 

Alkolmetre üflenmezse ne olur?
        Ülkemizde trafikte alkol limiti, 1 litre kanda yarım gram alkole eşit olan 0,50 promildir. Bu limitin üzerinde alkol alınmış ise araç kullanmak yasaktır ve cezası bulunmaktadır. Ancak bazı şoförler cezalardan kaçmak için alkolmetreyi üflemeye yanaşmamaktadırlar. Ancak bunun cezası çok daha ağırdır. Çünkü alkolmetre üflenmez ise imtina tutanağı tutulmaktadır ve bunun sonunda da ehliyete 2 sene süre zarfında el konulmaktadır. 2020 yılı itibariyle de 3804 TL ceza kesilmektedir.

Ancak 50 promilin altında olmanız durumunda en fazla 6 ay ehliyetsiz kalmanıza neden olacaktır. Ceza yememek uğruna veya başka sebeplerden dolayı alkolmetre üflenmezse bu süreç 2 yıla çıkmaktadır. Bu sebepten alkolmetreyi hangi durumda olursa olsun üflemeniz yararınıza olacaktır.

Eğer ki adınıza kesilmiş olan trafik cezası size 10 iş günü içerisinde tebliği edilmemişse, bu durumda Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz edebilme hakkınız doğmaktadır. 

27897 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik uyarınca;

10. Maddesinin 3/b fıkrasında

“…Tebligat işlemlerine on iş günü içinde başlanılır. Tutanağın birinci nüshası Mazbatalı Tebligat Zarfı (Ek–6) içine konularak, Karayolları Trafik Kanununun 116 ncı maddesi hükümleri uyarınca araç sahibine, sahibi birden fazla ise tescil kaydının ilk sırasındaki sahibine posta yoluyla tebligat yapılır. Yapılan tebligatta idarî para cezasına ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliğ veya tefhimi tarihinden itibaren Kabahatler Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen süre ve şartlar doğrultusunda yetkili sulh ceza mahkemesine başvurulabileceği ve bu süre içerisinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idarî yaptırım kararının kesinleşeceği belirtilir….”

Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesi uyarınca sürüler trafik görevlilerince her zaman alkol testine tabii tutulabilirler. Uyuşturucu ve uyarıcı madde testi ise sürücünün hal ve hareketlerinden şüphelenildiği takdirde yapılır.

Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik öncesi sürücülere alkol metreyi üflememe hakkı tanınıyor ve en yakın sağlık kuruluşuna giderek yaptırdıkları kan testine göre alkol oranı belirleniyordu. Ancak değişiklik sonrasında sürücülere tanınan bu hak kamu düzeninin korunması gibi çeşitli gerekçelerle geri alındı. Yani daha önceden alkolmetreye üflemeyen kişiyi polis hastaneye götürmesi gerekirken 2015 tarihinden itibaren kişi alkolmetreyi üflemeyi reddettiğinde herhangi bir hastaneye götürme zorunluluğu olmadan ceza kesebilecektir. 

Mevcut idari yaptırım 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/9 fıkrasında Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı başlığı altında düzenlenmiş olup “Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Mevcut kanunda 2000 TL olarak belirlenmiş olsa da her yıl belirli oranda bu cezalar artmaktadır. Bu madde hükmü gereği alkol kontrolünden kaçınılırsa kişiye 2 yıl trafikten men edilip ehliyeti alındıktan sonra 2020 itibariyle 3804 Türk Lirası ceza kesilecektir. Eğer polisin üfleme talebin bulunmadan mevcut cezayı keserde bu durumda derhal en yakın karakola gidilerek kan tahlili için hastaneye sevk yazısı istemesi gerekir. Aksi takdirde bunun ispatı oldukça güç olacaktır.
Alkol metreye üflediğiniz takdirde ise  2918 sayılı kanunun 48/5 bendi uyarınca “Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar.” denilerek aslında alkollü kişinin üflemesi üçüncü veya dördüncü sefer değilse lehine olacaktır. Ancak önemle belirmek gerekirki kanunda yazan para cezaları her yıl belirli oranlarda artmaktadır.   

Benzer bir hüküm Karayolları Trafik Yönetmeliği 97. maddesinde düzenlenmiş olup;

 Teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen miktarda idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır.

 Yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler araç kullanmaktan men edilir.

Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir.

 TCK. MADDE 179

 “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Cezanın İptali ve Ehliyetin İadesi

          Söz konusu ceza kesilmiş ve siz de alkol metreye üflemeyi reddetmeme konusunda haklıysanız veya bu şekilde bir talepte bulunmadan ceza kesilmiş ise Öncelikle cezanın size tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde cezayı indirimli olarak ödeyebileceğinizi hatırlatmak isterim. Cezayı indirimli olarak ödeyip daha sonra mahkemeye itiraz etmek de mümkündür. İptal işlemleri trafik mahkemelerince yapılmaktadır. Ancak neredeyse çoğu ilimizde trafik mahkemeleri bulunmaz. Bu sebepten dolayı cezalara itiraz Sulh Ceza Mahkemesine yapılmaktadır. Eğer ikamet ettiğiniz yerden başka bir yerde ceza yediyseniz oturduğunuz yerdeki sulh ceza hakimliği aracılığıyla ceza kesilen yerdeki sulh ceza hakimliğine itiraz etmeniz gerekmektedir.

Söz konusu ceza nedeniyle 2 yıl ehliyetinize el konulmuş olacaktır. Bu durumda İdari kolluğun yapmış olduğu işlem İdari işlem niteliğindedir. İdari işlemlere karşı iptal davası İdare Mahkemesinde açılır. 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncesinde İdare Mahkemesine gidilmesi gerektiği söylenirken daha sonraki değişikliklerle artık ehliyetin iadesini Trafik(Sulh Ceza) Mahkemesinden talep edebileceksiniz. Uyuşmazlık mahkemesi bir çok kararında İdare, bir çok kararında ise Trafik(Sulh ceza) mahkemesinin görevli olduğunu beyan etmiştir. Bu uygulamada çok fazla sorunlara neden olmuştur. Ancak son 2017 kararından itibaren artık Alkol cezasının iptali ve Ehliyetin iadesi aynı dilekçe içerisinde Trafik(Sulh Ceza) Mahkemesinden talep edilecektir.

      Aşağıda sayılan evraklar ile Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunarak yemiş olduğunuz cezanın haksız olduğunu bildirebilir ve duruma itiraz edebilirsiniz. Yukarıda vermiş olduğumuz belgeleri, Sulh Ceza Mahkemesinin kalemine, trafik cezasının ve tebligat kağıdının aslının sizde kalacak şekilde teslim etmelisiniz. Daha sonra herhangi bir duruşmaya gerek duyulmadan, dilekçede yazmış olduklarınıza istinaden karar verilmektedir. Mahkeme sonucu tebligat ile adresinize gönderilecektir. Mahkemenin davayı karara bağlama süresi, mahkemenin yoğunluk durumuna göre değişmektedir. Bu süre 2 ile 3 aya kadar uzayabilmektedir.

– Dava dilekçesi

– Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının Fotokopisi

– Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı Tebligatının Fotokopisi

– Ruhsat Fotokopisi

– Kimlik ve Ehliyet Fotokopisi

– İndirim Süresi İçinde Ödeme Yaptıysanız Bu Ödemeye İlişkin Dekont

Bir avukat yardımı olmadan dava sürecinin gereksiz yere uzayabileceğini ve bu yüzden bir avukat aracılığı ile bu işlemleri daha hızlı çözebileceğini unutmayınız.

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2015 / 621 KARAR NO : 2015 / 629 KARAR TR : 28.9.2015 

İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Trafik Cezası İptal Dava Dilekçesi Örneği

Davalırınızı da uzman ve güvendiğiniz avukat meslektaşlarla takip ettiğinizde hata yapma ve olumsuz sonuç alma oranınız azalacaktır. Olaya ilişkin bir çok usulü işlem ve itiraz süreleri bulunmaktadır. Mağduriyet yaşamamak için bir avukata danışınız.

     ANKARA NÖBETÇİ TRAFİK (SULH CEZA) MAHKEMESİNE

                                                                                                 İhtiyati Tedbir Taleplidir!

KARARA İTİRAZ
EDEN : …………………..
Xxx mah. Xxx cad no x/x

VEKİLİ :

D. TARİHİ :
KONU :ANKARA Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün …………….. tarih MA seri …………….. sıra nolu trafik cezasına itirazlarımızın sunulması ile cezanın iptali istemine ve ehliyetin iadesine vekarar verileinceye kadar ehliyetin müvekkile tedbiren iadesi taleplerimizdir.

AÇIKLAMALAR

Müvekkil …………………….., ………………………. tarihinde “………………….” plakalı araç ile “Batıkent/ANKARA Atatürk Cad. No:……..” adresinde park halindeyken, kolluk kuvvetleri tarafından para cezası kesilmiş ve ehliyetine 2 yıllık süre ile el konulmuştur. İşbu cezaların gerekçesi olarak “alkometreye üflememek” olarak gösterilmiş ve sözde gerekçelerle “3.804 TL” para cezası kesilmiş ve ehliyetine el konulmuştur. Usule aykırı bir şekilde düzenlenen cezalar sebebiyle itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Söz konusu cezalar iptal edilerek, ehliyetin müvekkile iadesi gerekmektedir. Şöyle ki;

Olay tarihinde, müvekkil Batıkent/ANKARA’dA seyrederken ulaşmak istediği Atatürk Caddesine dönerek gelmesi gereken yere ulaştıktan sonra aracını park etmiştir. Daha sonra polis memurları tarafından herhangi bir kamu düzenine ilişkin durum söz konusu olmamasına rağmen sorguya çekilmiştir. -BURAYA KISACA OLAYIN ÖZETİ YAZILMALI-

2918 sayılı Yasa’nın 48/9. maddesi uyarınca “alkometreye üflememekten” müvekkilin ehliyetine 2 yıllığa el konulmuş ve 3804 TL ceza kesilmiştir.
Alkol metreye üflemediği bahsiyle yazılan ceza ve ehliyetinin alınması nedeniyle, olay sabahı saat 11.26’da hastaneye gidip kan vermiştir. Laboratuvar sonucu olarak 0.04 promil olduğu Ek’te yer alan raporda sabittir. Rapora göre de 0.50 (50.000 mg) promil altı yasal olduğu 10 MG ALTINDA OLAN DEĞERLERİN ALKOLÜN OLMADIĞI TIBBI OLARAK YER VERİLMİŞTİR. Müvekkilin alkol seviyesi ise 4 mg düzeyinde kalmış yani rapordaki değerlendirmeye göre ALKOLSÜZ OLDUĞU TESPİT EDİLMİŞTİR. Olay ile kan alma arasındaki süre hesaplandığında (7 saat) tıbbi olarak 3.53’te alkollü olmadığı açıktır. Alkolün vücuttan atılması 48 ile 72 saat arasında değişmektedir. Herhangi bir üfleme veya ehliyet talebi olmadan sadece Nüfus Cüzdanı talebiyle sehven yazılmış olunan bu ceza, Anayasaya ve cezanın yazılmış bulunduğu kanun maddelerine aykırıdır. Sebep ve amaç unsurundan da sakattır. Kolluk kuvvetlerinin tek amacı Kamu Düzenini sağlamaktır. İdarenin hiçbir işlemi kamu yararı dışında kullanılamaz. Bunun dışındaki her amaç Yetki Saptırması olup amaç bakımından sakattır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da Anayasa’ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir.

Kanunların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, objektif adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Bu nedenle kanun koyucunun hukuki düzenlemelerde kendisine tanınan takdir yetkisini anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini göz önünde tutarak kullanması gerekir. Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını ve “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması nedeniyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.

Müvekkilin Alkollü olmadığı belirtmiş olduğumuz raporda da sabitken ve alkol kontrolü yaptırmamak için herhangi bir sebebi olmaması karşısında yapılan işlemin orantısız, gerekçesiz, usul ve yasalara aykırı olması nedeniyle itiraz etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Müvekkil nakliye işi yaparak geçimini sağlamaktadır. Kabahat sayılan bir eylem nedeniyle 2 yıl süreyle müvekkilin geçimini sağlayamaması mağduriyetine neden olacaktır bu nedenle yargılama süresince tedbiren müvekkilin ehliyetinin iadesine karar verilmesini, neticeden ise cezanın usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptaline ve el konulan ehliyetin iadesine karar verilemesini talep etmekteyiz.

NETİCE VE TALEP: Yukarıdan beri arz ve izah edilen nedenlerle;

ANKARA Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün, ………… tarih MA seri ………. sıra nolu trafik cezasına itirazımızın kabulüne,
“3.804 TL” para cezasının iptaline,
Haksız ceza nedeniyle alınmış olan ehliyetin iadesine,
Bu hususta karar verilinceye kadar İhtiyati Tedbirin uygulanarak ehliyetin tedbiren iadesine
Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına,
Karar verilmesini vekil eden adına arz ve talep ederiz.

İtiraz Eden Vekili
Av.

Ekleri:
1- ………….. tarihli ceza tutanağı
2- Sürücü belgesi geri alma tutanağı,
3- …….. Laboratuvarı numune alma formu ve raporu
4-Vekaletname sureti