Alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayini Yargıtay Kararı

Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Verilen Cezanın Hatalı Olma Durumu

Türk Ceza Kanunu 61. maddesinde cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirmesi başlığı altında düzenleme getirmiştir. Suçlar aynı gibi gözükse de suçun işleniş tarzı, ortam koşulları veya sanığın yaşantı tarzı gibi hususlar cezanın belirlenmesinde rol oynayacak ve kişiye özgü bireyselleştirilmesini sağlayacaktır. Bu durumda mevcut kanun metnine aykırı şekilde alt sınırdan ceza verilmesi gerekirken üst sınırdan ceza verilmesi kanuna aykırılık teşkil edecektir. Bu konuyu Yargıtay Kararıyla ele alacak olursak:

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın idaresindeki araçla, gece vakti, meskun yerde, üç şeritli bölünmüş yolda orta şeritte seyrederken sağdan yola giren yayaya çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda; olay mahallinin karanlık olduğu, 10 metre mesafede yaya alt geçidinin bulunduğu, orta refüjün demir bariyer ve parmaklıklarla yaya geçişine kapatılmış olduğu da dikkate alınarak; iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu da nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, alt düzeyde tali kusurlu kabul edilmesi gereken sanık hakkında ceza uygulaması yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayini,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.06.2014 tarihli ve 2013/21519 E., 2014/14693 K. sayılı kararı)