Avukatlık ücretinin muaccel (istenebilir) olduğu tarih

Kocatepe Hukuk

Avukatlık ücretinin muaccel (istenebilir) olduğu tarih

Kanun ve tarifede açık hüküm olmadığından taraflar sözleşme ile ücretin muaccel olacağı tarihi belirleyebilirler. Sözleşme ile ücretin muaccel olacağı tarih belirlenmemiş ise, Avukatlık Kanunu’nun 171/1 maddesinin “Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder” hükmü ve AAÜT 2. maddesinin “Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığıdır.” şeklindeki hükmü gereği ücret, kadar olan dava, iş ve işlemlerin karşılığıdır.” şeklindeki hükmü gereği ücret, hukuki yardımın tamamlanması (kesin hüküm) ile muaccel olacaktır. Konu ile ilgili olarak:

Yargıtay 13.HD. 25.6.2013 tarih ve 2012/26965 E.-2013/17391 sayılı kararında:

“Yasada avukatlık ücretinin ne zaman muaccel olacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamakla beraber Avukatlık Kanununun 171/1 maddesinde düzenlenen “Avukat üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.” ve “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2. maddesinde düzenlenen “… avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır.” hükümleri gereğince vekalet ücreti alacağının, üstlenilen işin bitmesiyle muaccel hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu kabule göre avukat, aksine sözleşme yoksa, işi sonuna kadar takip edip sonuçlandırmadan ücretini isteyemeyeceği gibi bu noktada hapis hakkını da kullanamaz.”

Yargıtay 13.HD. 16.01.2014 tarih ve 2013/17664 E.-2014/796 sayılı kararında:

“Avukat, ancak muaccel olan vekalet ücreti alacakları yönünden hapis hakkını kullanabilir. Yasada avukatlık ücretinin ne zaman muaccel olacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamakla beraber, Avukatlık Kanununun 171/1 maddesinde düzenlenen “Avukat üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder” ve “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi”nin 2. maddesinde düzenlenen “…avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır” hükümleri gereğince vekalet ücreti alacağının, üstlenilen işin bitmesi ile muaccel hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu kabule göre avukat, aksine sözleşme yoksa işi sonuna kadar takip edip sonuçlandırmadan ücretini isteyemeyeceği gibi bu noktada hapis hakkını da kullanamaz.” denilmiştir.

Ancak yukarıda açıklanan kuralın uygulanması için, tarafların akdi ücretin ödeme gününü belirlememiş olmaları dışında, ayrıca iş sahibi ile avukat arasındaki vekalet ilişkisinin kesintisiz devam etmesi gerekir. Taraflar arasındaki vekalet ilişkisini ya da ücretin doğacağı hukuki yardımı etkileyen iradi ya da başka bir neden olmaması gerekir. Böyle bir neden varsa kural işlemez.

Akdi ücretin hak edilebilmesi için hukuki yardımın tamamlanmış olması kuralının uygulanamayacağı nedenler (kuralın istisnaları):

 

– Tarafların anlaşması ile
– Akdi ücretin taraflarca belirlenen ödeme gününün geçmesi ile
– Avukat haksız olarak azledilmiş veya avukat haklı olarak istifa etmiş ise
– Hukuki yardıma konu işin tarafları uyuşmazlığı sulh ile sonuçlandırmış ise
– Vekalet ilişkisi kendiliğinden son bulmuş ise (vekil ya da iş sahibinin ölümü gibi)
– Diğer haller

Avukatlık ücretine faiz istenebilmesi için alacağın muaccel olması yetmez, borçlunun 6098 sayılı TBK. 117. maddesi gereği temerüde düşürülmüş olması gerekir. 13.HD. 26.4.2016 tarih ve E. 2015/6376- K. 2016/11422. sayılı kararında: “ … Borçlar Kanunun 101/1 (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117.) maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. … Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilmek suretiyle; davacının talep edebileceği alacak tutarına … TL karşı yan vekalet ücreti işlemiş faizinin de dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. “ denilmiştir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 8.4.2008 tarih ve 2007/14863 E.–2008/4922 K. sayılı kararında “…Temerrüt faizinin istenilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ayrıca temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Olayda davalının icra takibinden önce temerrüde düştüğü kanıtlanamadığına göre mahkemenin ayrıca alacak miktarlarına işlemiş faiz hesabı yaptırmak suretiyle işlemiş faiz yönünden de davayı kabul etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.” denilmiştir.

 

Alıntı: Ankara Barosu

Telif Hakkı

Mevcut her türlü yazı, makale ve bilimsel açıklamaların telif hakkı Kocatepe Hukuk’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Botlar tarafından düzenli olarak Google’da içerik eşleşmesi yaptırılmaktadır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Avukata Soru Sor

İshak Kocatepe
Avukat

İletişim

Email

mail@kocatepehukuk.com

Telefon Numaramız

+90 553 212 4124

Adres

Necatibey Sıhhıye/ANKARA

Avukat Kimdir? Ne iş yapar?

Kocatepe Hukuk Bize Ulaşın 1136 sayılı kanunun 2. Maddesinde: “Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların

Devamını Oku »
Gayrimenkul Hukuku
Kocatepe Hukuk

İMAR MEVZUATINA AYKIRI YAPI

Kocatepe Hukuk Bize Ulaşın 3 194 sayılı İmar Kanunu’nun amacı, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve

Devamını Oku »
Avukatlık ücretinin muaccel (istenebilir) olduğu tarih

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön