Derdest Bir Davaya, Zorunlu Dava Arkadaşlığı Söz Konusu Olmadığı Sürece Üçüncü Bir kişinin Taraf Sıfatıyla Davalı Olarak Dahil Edilmesinin Mümkün Olmadığına İlişkin Yargıtay 13. HD Kararı:

-HUSUMET
-TAPU İPTALİ VE TESCİL ZAMANAŞIMI
-ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI
-Zapta Karşı Tekeffül
Özet:
Açılmış bir davaya, zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığı sürece üçüncü bir kişinin taraf sıfatıyla davalı olarak dâhil edilmesi mümkün değildir. Hakkında usulüne uygun olarak dava açılmayan ve davalı İl Özel İdare Müdürlüğü ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmayan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü’nün davaya dâhil edilerek bu idareler yönünden de hüküm tesisi isabetli değildir.
Davacının İl Özel İdare Müdürlüğü’nden tapu senedi ile satın almış olduğu taşınmazın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptali tescil ve men’i müdahale davası sonunda orman olarak hazine adına tapuya tesciline, davacının müdahalesinin men’ine karar verildiği, verilen kararın kesinleşmesi üzerine taşınmazın tutanakla davacının elinden alındığı ancak, mahkemece tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmişse de, taraflar arasında satım sözleşmesi mevcut olup uyuşmazlık zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davada zamanaşımı süresi 10 yıldır.
İçtihat Metni
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, I… B… Köyü 2385 parsel sayılı taşınmazın maliki olup taşınmazı, 24.02.1984 tarih ve 2981 sayılı Yasa gereğince tapu tahsis belgesi ile İl Özel İdare Müdürlüğü’nden satın aldığını, ancak I… Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, “Orman Kanunu’na Muhalefet” iddiası ile açılan ceza davasında, “taşınmazın müsaderesine” karar verildiğini, yine Orman Genel Müdürlüğü tarafından Isparta İkinci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde aleyhine açılmış olan “tapu iptal tescil ve men’i müdahale davası”nın da kabul edildiğini, söz konusu taşınmazının 2008 yılının 10. ayında tutanakla elinden alındığını, bu durumda davalı satıcının taşınmazın rayiç değerini ödemekle yükümlü olduğunu, yaptırmış olduğu tespitte, 10.10.2008 tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 78.789,42 TL olarak belirlendiğini, anılan miktarın ödenmesi için davalıya göndermiş olduğu 29.01.2010 tarihli ihtarın ise sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL’nin, dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın görev, zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddini dilemiştir.
Mahkemece, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan ve davacı aleyhine sonuçlanan, “tapu iptal ve tescil” davasının, 03.04.2003 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise, Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı belirtilerek, il özel idaresi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü ile davacı arasında akdi ilişki bulunmadığından, adı geçen davalılar yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dilekçesinde davalı olarak sadece I… Valiliği İl Özel İdaresi gösterilmiş olup, dava sadece bu davalıya karşı açılmıştır. Davalının, “Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü’nün davaya dâhil edilmesi” yönündeki talebi ve mahkemece de bu talebin kabulü üzerine ise adı geçen idarelere dava dilekçesi tebliğ edilmiş, Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü “dâhili davalı” açıklaması ile davaya cevap dilekçesi sunmuş, mahkemece de yapılan yargılama sonunda adı geçen idareler yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Oysa ki açılmış bir davaya, zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığı sürece üçüncü bir kişinin taraf sıfatıyla davalı olarak dâhil edilmesi mümkün değildir. O halde hakkında usulüne uygun olarak dava açılmayan ve davalı İl Özel İdare Müdürlüğü ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmayan Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü’nün davaya dâhil edilerek, adı geçen idareler yönünden de yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davacının, davalı İl Özel İdare Müdürlüğü’nden 16.06.1988 tarihinde tapu tahsis belgesi, 17.02.2000 tarihinde de tapu senedi ile satın almış olduğu taşınmazın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan “tapu iptal tescil ve men’i müdahale davası” sonunda, davacı adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tapuya tesciline, davacının müdahalesinin men’ine karar verildiği, verilen kararın 03.04.2002 tarihinde kesinleştiği, 23.10.2008 tarihli tutanakla da söz konusu taşınmazın davacı elinden alındığı anlaşıl-maktadır. Mahkemece, “tapu iptal ve tescil” davasının kesinleştiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içinde açılmadığından bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, taraflar arasında satım sözleşmesi mevcut olup uyuşmazlık, Borçlar Kanunu’nun 189. maddesinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davada zamanaşımı süresi 1 yıl değil, aynı Kanun’un 125. maddesi gereğince 10 yıldır. O halde, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından, mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bir yılık zamanaşımı süresi esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

yargitay kararlariyargitayyargitay kararlarikararyargitay
Alıntı: Gemiciavukatlik