ERKEK ÇALIŞANIN, TÜM UYARILARA RAĞMEN ISRARLA KADINLAR TUVALETİNİ KULLANMASI İŞVEREN AÇISINDAN GEÇERLİ FESİH NEDENİDİR.

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

2016/21703 E. 

2017/14880 K.


    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I
    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının davalı işveren şirkete ait iş yerinde 05/05/2014 tarihinde çalışmaya başlamış olduğunu, asansör otomatik kapıları kabin karkas ve servis asansörü vs imalatı yapan fabrikalar da uzun yıllar üretim müdürü sorumlusu olarak görev yapmış olduğunu, parekende piyasasında asansör imalatı ve servis hizmeti yapan … Asansör, … Asansör, …. Asansör, … Asansör, … Asansör firmalarının kendi aralarında ortaklık yapıp kulandıkları asansör parçalarının imalatını yapacak bir fabrika kurmaya karar vermiş olduklarını, ortak kurulacak fabrikanın Arge koordinatörlüğü yapması için … asansör sahibi ve yetkilisi … … tarafından davacıya teklif götürüldüğünü davacının bu teklifi kabul etmiş olduğunu, 05/05/2014 tarihinde aylık 4.000,00 TL maaşla işe başlayıp maaşının da düzenli olarak bankaya … Asansörün sahibi ve yetkilisi … … ın şahsi hesabından ödenmeye başlandığını, … bildirimini uzun süre yapılmamış olduğunu, davacının bu hususta bir çok kez firma yetkililerini aramış olduğunu whatsapp ile mail atmış olduğunu davacının ısrarı üzerine 14/08/2014 tarihinde … Asansör firması üzerinden … girişinin yapılmış olduğunu, ancak bu kezde ücretlerinin asgari ücret üzerinden gösterilmiş olduğunu, bu durumun 01/11/2014 tarihine kadar devam etmiş olduğunu 01/11/2014 tarihinde de davacının … asansör firmasından tüm hakları ile birlikte diğer ortaklarında içinde yer aldığı … asansör firmasına geçişinin gerçekleştirilmiş olduğunu, … Asansör firmasının da 01/11/2014 tarihinde itibaren de gerçekte almış olduğu 4.000,00 TL üzerinden prim yatırılmaya başlanmış olduğunu, davacının iş akdinin … Asansör tarafından fesih edildiğini belirterek feshin geçerli nedene dayanmadığını, feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının dava dışı farklı şirketlerde daha evvel çalıştığı yönünde iddialarda bulunmuş olduğunu, davalı şirkette bahsi geçen şirketlerden bağımsız yeni bir oluşum olduğunu, davacının davalı şirketin 01/11/2014 tarihinde 11/08/2015 tarihine kadar çalıştığının belirtilmiş olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen diğer şirketlerin de bağımsız yeni bir oluşum olduğunu, davacının iş akdinin davacının davranışlarından kaynaklı olduğunu, ayrıca davacının şirkette kullanılan giriş çıkışları takip amaçlı parmak takip sistemine tüm uyarılara rağmen ısrarla uymak istemediğinin tespit edildiğini, tüm bunların yanı sıra şirkette davacının Ar Ge kordinatörü olarak çalıştığı dönem içinde işin tanımı gereği şirket için yapılmış tüm çalışmaları işverenin bilgisi ve onayı olmadan taşınabilir diskete yüklediğini ve paylaşmadığının tespit edildiğini, şirketin işinin en önemli parçası olan maddi değeri çok yüksek bu verilerin dışarıda kullanımının açık hale gelmiş olduğunu, davacının görevinin gereği şirket için hazırlanan ve ticari değeri olan verileri harici … ile kopyalayarak almış bir yedeğini bırakmayarak ticari zarara uğratıldığını, davacının 8 brüt maaş tazminat talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı işyerinde 05/05/2014-11/08/2015 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı, davacının kıdeminin altı aydan fazla olduğu, işyerinde 30’dan fazla çalışan bulunduğu, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, işe iade davası koşullarının bulunduğu anlaşılmıştır.
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır.
    4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmamasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir.
    Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı yasanın 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe de dayanamaz. davacının iş akti davalı işveren tarafından haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadan ve fesih sebebinin belirtilmeden feshedildiğinden davacının işe iadesine karar vermek gerekmiştir.

    D) Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

    E) Gerekçe:
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
    İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına ge­çilecektir.

    4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesi yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.

    İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
    İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.

    Diğer taraftan, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun …. maddesinde düzenlenen 6 iş günlük nispi ve bir yıllık mutlak hak düşürücü süre aynı yasanın 25. maddesinde ki haklı nedenlerle bildirimsiz fesihlerde uygulanacak olup, 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen geçerli fesih hallerinde uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Kısaca …. maddedeki hak düşürücü süre, işçinin 24. maddenin 2. fıkrasına ve işverenin 25. maddenin 2. fıkrasına dayanan fesihler yönünden aranmalıdır. Yoksa işverenin geçerli nedene dayanan fesihlerinde …. maddede öngörülen hak düşürücü sürelerin işlemesi düşünülemez. Altı günlük hak düşürücü süre içinde fesih hakkı kullanılmadığı takdirde, fesih haksız hale gelir, ancak geçersiz hale gelmez.
    Dosya içeriğine göre davacının işyerinde bir çok olumsuzluğa yol açan, iş ilişkisini bozan davranışı bulunmaktadır. Davacının işyerindeki kadınlar tuvaletini tüm uyarılara rağmen kullanmakta ısrar ettiği, davalı şirkette kullanılan giriş çıkışları takip amaçlı parmak takip sistemine tüm uyarılara rağmen ısrarla uymak istemediği ve davalı şirket açısından maddi değeri çok yüksek olan verileri kendi uhdesine aldığı böylelikle bu verilerin dışarıda kullanımının açık hale gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları nedeniyle hakkında tutanak tutulmuş ve savunma alınmıştır. İşveren tarafından yapılan fesih bildiriminde davranışlarından kaynaklanan nedenler açıkça belirtilmiştir. Davacının süregelen ve sıklıkla tekrarlanan davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin işveren açısından sürdürülmesinin beklenmez bir hal aldığı sabittir. İş sözleşmesinin feshi davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.

    4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

    HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;

    1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.Davanın REDDİNE,
    3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
    4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 315.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
    5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
    6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
    Kesin olarak 04/10/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.