SERVİS ARACINA BİNMEK ÜZERE, KARŞIDAN KARŞIYA GEÇERKEN BİR ARACIN ÇARPMASI SONUCU İŞÇİNİN ÖLÜMÜ İŞ KAZASIDIR.

YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 

2016/6933 E. 

 2016/7258 K.


    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    K A R A R

    Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekillerinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan …’ne yükletilmesine, 25/04/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

    KARŞI OY

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesine göre iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada; işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle; bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda;emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda ve sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

    Somut olay bakımından uygulanması gereken hüküm; sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen kazanın iş kazası sayılmasıdır (m.13/1-e). Böyle bir iş kazasından söz edebilmek için olayda bazı unsurların varlığı aranmalıdır.
    Öncelikli koşul aracın işverence sağlanmış olmasıdır. Araç işverence doğrudan sağlanabileceği gibi dolaylı olarak da sağlanabilir. Somut olay bakımından bu konuda bir problem yoktur.
    İkinci önemli koşul ise, kazanın işin yapıldığı yere gidiş geliş sırasında meydana gelmiş olmasıdır. İşe gidiş gelişe ilişkin taşımanın toplu ya da bireysel olması arasında bir ayırım gözetilmemiştir. Tahsis edilen araçla işe gidiş gelişten amaç, araca binme ve araçtan inme anı arasında geçen zaman kesitidir. İşverence sağlanan aracın sigortalıyı taşımasına ilişkin eyleminin başlaması gerekir. Bu açıdan servis aracına binmek üzere, işveren tarafından belirlenen bekleme yerine giderken, üçüncü kişiye ait aracın çarpması sonucu ölme olayı iş kazası değildir.

    Yerel mahkeme kararının gerekçesinde;”Somut olayda kazalının kaza tarihinde davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, tanık beyanlarına göre kazalı Halil Arslan’ın işyerine gitmek üzere … Caddesinin giriş güzergahı servis bekleme noktası karşısında bulunan Kuzey Yan Yolu E-5 (D-100) geçip servisle buluşma noktasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiği, müteveffanın davalı işveren tarafından tahsis edilen servis aracına binmek istediği sırada kazanın meydana geldiği, anlaşılmakla, olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmiş” ifadelerine yer verilmiştir. Yerel mahkeme her ne kadar sigortalının araca binmek istediği sırada kazanın meydana geldiğini belirtmiş ise de, dosya içeriği ve ceza mahkemesi kararına göre olayın gerçekleşme biçimi, sigortalının araç trafiğini beklemeden koşar adımlarla kontrolsüz bir şekilde yolun karşısına geçerken meydana geldiği şeklindedir. Bu tespit karşısında, sigortalının henüz tahsis edilen araca binmeden, hatta binmek için beklemesi gereken yere dahi gelmeden meydana gelen kazayı iş kazası saymak ve 5510 sayılı kanunun 13/1-e maddesinin “sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında” şeklinde ifade edilen hükmü içinde kabul etmenin kanunun amaç ve ifadeleri ile bağdaşmadığı kanaatindeyim. Çünkü olayın meydana geliş şekli itibariyle, henüz gidiş-geliş eyleminin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Kanunun, (e) bendindeki; “gidiş geliş sırasında” sözcüklerinin, sigortalıların işveren tarafından belirlenen yerde servis aracına binmek için gelişlerini içeren zaman kesitini de kapsadığı şeklinde yorumlanması, sigortalının yararına ise de, kanunun amaç ve ifadesine uygun değildir. Henüz taşıma başlamadığı halde, geniş bir yorumla olayın iş kazası kabul edilmesi, bu zaman kesitinin nereye kadar götürüleceği tartışmasını beraberinde getirir. Bu nedenle, olayı iş kazası sayan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğinden, sayın çoğunluğun onama kararına katılmamaktayım.